11 Mart 2013 Pazartesi

BEBEKLİ AİLELER İÇİN POLENEZKÖY'DE AKTİVİTE

Kocam beni sattı, hem de öyle böyle değil, fena sattı. Özenle bakıcının olmadığı tek günü cumartesiyi seçti ve erkek arkadaşlarıyla şahane bir program yaptı. Efendim en yakın arkadaşı yeni bir tekne almış da, erkek erkeğe bunu kutlayacaklarmış da, cumartesi akşam da teknede kalacaklarmış da, Pazar dönermiş de, büyütecek bir şey yokmuş da. Erkeler hakikaten bazen saf olabiliyor, ben bir konuyu büyütmek isteyeceğim de oturup mantıklı mantıklı düşüneceğim, Ayşe büyütecek bir şey yok, sakin ol diyeceğim hahayt.
Hem cumartesi Kaya ile kimse olmadan baş başa kalacağım, hem kocam cumartesi akşam içip eğlenirken ben büzük büzük evde tek başıma uyumaya çalışacağım, çıtırtılardan tıkırtılardan tırsacağım, hem Kaya bendeki gerginliği alacağından bütün gün huysuz olacak hem de dahil olmak için can attığım bir programı, kocam bensiz arkadaşlarıyla gerçekleştirecek, yok ya…
Amanın cumartesi bir gözümde büyüdü bir gözümde büyüdü, beş katlı evde yapayalnız, Kaya’ya çorba pişirmek için aşağı ineceğim, mama yedirmek için yukarı çıkacağım, üstünü değiştirmek için 3. kata, altını değiştirmek için 4. kata düşündükçe içim sıkıldı. Baktım olayı büyütmekle bir yere varamıyorum, kocam her şeyi göze almış illa da gidecek, ben de çareler üretmeye başladım. O gece benimle kalması için arkadaşlarımı ikna etmeye çalıştım, edemedim, madem kimse bende kalmıyor ben birilerinde kalayım dedim eşe dosta kendimi zorla davet ettirmeye çabaladım kimse yemedi son bir kere daha kocamın programını sabote etmeye çakıştıktan sora baktım olmuyor, oğlumu da alıp bir otelde kalmaya karar kıldım. Annemde halime acıdı, merak etme ben de size eşlik ederim dedi, beni rahatlattı.
Eeee Kaya’yla öyle her otelde kalınmaz, bizimki lüksten, 5 yıldızdan falan anlamaz, şık yerler ona dar gelir, oğluma kocaman bir bahçe ve doğa ortamı lazım dedim ve Polenezköy’de bir otel buldum, Polenezköy Country Club (PCC).


PCC, içinde lamaların, atların, ördeklerin gezdiği, ağaçların arasında, çimlerle çevrili kocaman bir yermiş, pek konforlu değilmiş ama değişikmiş. Burası bizim için tam biçilmiş kaftan dedim ve PCC’da bir ev kiraladım, evler iki katlı, içinde mutfağı, lavabosu, yatağı ve televizyonu var, ihtiyacımız olan da tam bu zaten, mamanızı pişirebilelim, sütümüzü ısıtabilelim, elimizi yüzümü yıkayabilelim, yatıp uyuyabilelim, deniz manzarasıyla, şaşayla, işimiz olmaz bizim.
PPC’de geçirdiğimiz 36 saatin sonunda karar verdim, ben harbi çok akıllı bir kadınım, cumartesi günü iyi ki Kaya ile evde tıkılıp kalmamışım, şahane vakit geçirdik, inekleri, eşekleri, midillileri, ördekleri, kuzları, keçileri, atları, develeri gören Kaya kendinden geçti. Hayatta kedi, kopek ve kuş dışında canlılarında yaşadığını görünce, onlara dokunup, onları besleyince çok mutlu oldu, dünyası şaştı, saatlerce dikilip onları izledi, cesaretini toplayınca yanlarına gitti. Tabi aralarda dikkati dağıldı, tesisin içindeki kamyonlara, traktörlere, arabalara sardı ama özetle ne istiyorsa onu yaptı, neye dokunmak istiyorsa ona dokundu, neye binmek istiyorsa ona bindi, kendince felekten bir gün çaldı.


Oksijendi, ineklerin peşinde koşmacaydı, ördekleri kovalamacaydı derken Kaya, geceleri de gündüzleri de deliksiz ve uzun uyudu. Havalar biraz daha güzelleştiğinde, n e yapsak ne yapsak diye dellendiğimizde mutlaka tekrardan geleceğiz, bebekli ailelerin yarım saatçik bile olsa ziyaret etmesini şiddetle tavsiye ettiğim bu mekana. İkinci ziyaretimiz muhteşem olacak bu sefer babamızda yanımızda olacak…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder